Etimesgut’ta günlerdir konuşulan operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yaklaşık 4 saat ifade verdi. Avukatları eşliğinde gerçekleşen ifade işlemi sonrasında Beşikçioğlu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Başkan hakkında “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “irtikap” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlamaları yöneltildiği öğrenildi.
Olayın perde arkasına bakalım. 30 Temmuz’da CHP’li Etimesgut Belediyesine yönelik büyük bir operasyon düzenlenmişdi. Operasyon kapsamında 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, belediye başkanı da bu isimlerin arasında yer almıştı. Şimdi o gözaltı sürecinin en kritik aşaması olan ifade süreci ortaya çıktı. Beşikçioğlu, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti ve önemli açıklamalarda bulundu.
Emniyetteki ifade işlemi tam 4 saat sürdü. Saatlerce süren sorgulama boyunca Beşikçioğlu’nun avukatları da yanındaydı. Edinilen bilgilere göre ifade işleminde savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde ihale ve alımlara ilişkin tespitler başkana soruldu. Beşikçioğlu ise belediyenin ihalelerine katılan şirketlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savundu.
İşin en dikkat çekici tarafı, Beşikçioğlu’nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı açıkça reddetmesi oldu. Kendisine Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri hatırlatıldığında başkanın cevabı net oldu: “Etkin Pişmanlık Hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Bana isnat edilen suç ve haklarım müdafim huzurunda anlatıldı. Konu hakkında bilgi sahibi oldum, hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür iradem ile ifademi vermek istiyorum.” Bu sözler, dosyanın seyri açısından oldukça manidar.
Beşikçioğlu ifadesinde, soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan belediye çalışanı Serkan Kozan’a da sert yüklemeler yaptı. Başkan, Kozan’ın daha önce yemekhane ücretlerini zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini öne sürdü. “Bahse konu materyallerde benim hakkımda ya da benim adımın olduğu herhangi bir belge yoktur. Yukarıda detaylı açıkladığım üzere ihaleye giren şirketleri tanımam aramda herhangi bir bağda yoktur” dedi.
Peki Serkan Kozan kim? Soruşturmanın kilit isimlerinden biri olan Kozan’ın, Beşikçioğlu’na yönelik suçlamaların merkezinde olduğu belirtiliyor. Ancak Beşikçioğlu, Kozan’ın belediyede kendisinden önceki dönemde mutemet olarak görev yaptığını ve daha önce de sorunlu bir geçmişi olduğunu anlattı. Başkan, 13.08.2025 tarihli İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısını hatırlatarak Kozan’ın memurlardan yemek ücretlerini tahsil ettiğini ve ücretleri zimmetine geçirdiğini, bu nedenle de görevinden uzaklaştırıldığını ifade etti.
Dahası var. Beşikçioğlu, Serkan Kozan hakkında zimmet, güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 11.09.2025 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu da söyledi. Yani başkana göre suçlayan konumundaki isim aslında daha önce hakkında suç duyurusu yapılmış bir isimdi. Bu da soruşturmanın seyrini etkileyecek bir ayrıntı olabilir…
Soruşturmada gündeme gelen bir diğer konu ise Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından Beşikçioğlu’nun hesabına gönderilen 225 bin liraydı. Bu para transferinin neden yapıldığı merak konusuydu. Beşikçioğlu bu soruya şöyle cevap verdi: “Bahse konu para transferi tarihi ben yurt dışında idim. Otele giriş yapmak için kredi kartını ibraz ettiğimde kredi kartında limit sorunu olduğu ve nakit ödemeyi kabul etmedikleri için Mutlu Kerimoğlu’ndan borç olarak para istedim. Göndermiş olduğu tutarı karta yatırdım limit açtırdım.” Başkan, Türkiye’ye döndüğünde bu parayı ödediğini de iddia etti.
Bir de ses kayıtları meselesi var. Dosyada bir konser organizasyonuyla bağlantılı rüşvet ve irtikap iddiaları kapsamında ses kayıtları yer alıyor. Beşikçioğlu’na bu kayıtlarla ilgili sorular yöneltildi. Başkanın cevabı ise çarpıcıydı: “Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim ifademde ve konuşma içeriğinden anlaşılacağı üzere Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğu bellidir.” Yani Beşikçioğlu, kayıtlardaki sesin kendisine ait olmadığını, o konuşmanın yardımcısı Kerimoğlu’na ait olduğunu söylüyor.
Bu konser organizasyonu işini biraz açalım. Beşikçioğlu, söz konusu organizasyondan sonradan haberdar olduğunu, bu iş ve işlemlerin kendisine bağlı birim tarafından yürütülmediğini anlattı. “Konser yapılması nedeniyle bir işgaliye bedeli ödenmesi doğaldır” diyen başkan, şirketin uğradığı iddia edilen zararın karşılanması için herhangi bir talimat ya da yönlendirme yapmadığını savundu. Üstelik Beşikçioğlu, organizasyondan doğan zararını belediyeden tahsil etmek amacıyla şirket yetkililerinin bu beyanlarda bulunduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.
Beşikçioğlu’nun cep telefonunda Kerimoğlu ile yaptığı yazışmalar da ifadesinde soruldu. Başkan, iletilen şikayet konusunu Kerimoğlu’na gönderme…sebebinin Kerimoğlu’nun yetki ve görev alanının imar ile ilgili olması olduğunu söyledi. Yani başkana göre, kendisine iletilen şikayet ve sorunları ilgili belediye başkan yardımcılarının sorumluluk alanlarına göre iletmek olağan bir uygulama. “Keza bana iletilen şikayet ve sorunları ilgili Belediye Başkan yardımcılarının sorumluluk alanlarına göre iletirim ve gereğinin yapılmasını isterim” diyerek savunmasını yaptı.
Neyse, asıl mesele şu ki Beşikçioğlu ifadesinin başından sonuna kadar tüm suçlamaları reddetti. İfadesinin sonunda da çok net konuştu: “Şüpheli olarak görünen şirket sahipleri ve yetkilileri ile HTS iletişimim ve para transferim yoktur.” Ayrıca üzerine kayıtlı mal varlığının belediye başkanı olmadan önceki ticari faaliyetlerinden ve miras yoluyla edindiği mallardan oluştuğunu anlattı.
Beşikçioğlu, hakkındaki suçlamaların maddi delillerle desteklenmediğini, tamamen soyut suç atfı mahiyetinde olduğunu söyledi. Sayıştay raporlarına da değinen başkan, bu raporlarda kendisine yönelik herhangi bir isnat bulunmadığını, bilirkişi raporlarında da suç beyan edilmediğini belirtti. “Eğitim ve uzmanlık alanım dışındaki konularda gerekli araştırma ve incelemeleri yapması için belediyenin İç Denetim ve Teftiş Müdürlüklerini harekete geçirerek yapılan işlerin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetledim” dedi.
Bir ayrıntı daha var ki o da şüpheliler arasındaki ilişkiler. Beşikçioğlu, şüphelilerden sadece Mutlu Kerimoğlu ile geçmişe dönük dostluk ilişkisi bulunduğunu, diğer belediye görevlisi şüphelileri ise belediye başkanı olduktan sonra tanıdığını anlattı. “Belediye görevi kapsamındaki hiyerarşi dışında başkaca bir ilişki bulunmamaktadır” ifadesini kullandı.
Peki ya avukatlar? İşin o tarafıda önemli. Beşikçioğlu’nun avukatları, ifadenin alınış şekline herhangi bir itirazlarının bulunmadığını belirterek müvekkillerinin savunmasına katıldıklarını beyan etti. Bu da sürecin hukuka uygun ilerlediğinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Şimdi gözler Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nda. Başkanın ifadesinin ardından savcılık tarafından nasıl bir karar verileceği merak konusu. Tutuklama talebi mi olacak, adli kontrol mü devreye girecek, yoksa serbest bırakılma mı söz konusu olacak? 55 şüphelinin olduğu bu dev soruşturmada bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek, kimse bilmiyor. Ama şu bir gerçek ki bu dosya daha çok konuşulacak gibi görünüyor. Gelişmeleri takip ediyoruz, bakalım önümüzdeki saatlerde neler yaşanacak…
Kaynak: Orijinal Haber