Erkek Beyni Kaç Yaşında Olgunlaşıyor? Bilim İnsanları Açıkladı
Hani hep derlerdi ya “Erkekler geç büyüyor” diye… İşte o laf artık boşuna değilmiş. Bilimsel araştırmalar, uzun süredir dillendirilen bu sözü doğruladı. Nöroloji uzmanları, erkek beyninin gelişimini tamamlamasının kadınlara göre daha uzun sürdüğünü ortaya koydu. Peki bu ne demek? Erkekler 18-20 yaşında boyca uzuyor, cinsel gelişimleri tamamlanıyor ama beyinleri halen çalışıyor. Evet yanlış duymadınız, beyin dediğimiz organ özellikle üst düzey düşünme, karar verme gibi işlevlerden sorumlu bölgeleri gelişmeye devam ediyor.
Bakın şimdi konunun detayına girelim… Nöroloji Bölümü’nden Uzm.Dr. Onultan, bu konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Beynin yaşamın erken dönemlerinden itibaren gereksiz sinir bağlantılarını ayıklayarak daha verimli ağlar oluşturduğunu söylüyor. Erkeklerde bu yeniden yapılanma süreci kadınlara göre daha uzun sürüyor. Yani nörolojik olgunlaşma dediğimiz şey, erkeklerde ileri yaşlara kadar devam edebiliyor. Kadın beyninde sinir ağları erişkinlik dönemine daha erken ulaşırken, erkek beyninde sinaptik yeniden yapılanma ve nöral ağların optimize edilmesi daha uzun sürüyor. Bu yüzden bazı erkeklerde genç erişkinlik döneminde risk alma eğilimi, ani karar verme veya dürtüsel davranışlar daha belirgin olabiliyor.
Ama hemen genelleme yapmayın arkadaşlar! Uzmanlar uyarıyor: Bu durum tüm bireyler için geçerli değil. Genetik özellikler, eğitim düzeyi, çevresel faktörler ve yaşam deneyimleri de beyin gelişimini önemli ölçüde etkiliyor. Yani sırf kronolojik yaşa bakarak “Bu adam 25 yaşında, tam olgun” demek doğru değil. Bilimsel çalışmalardaki yaş ortalamaları sadece toplum genelindeki eğilimleri gösteriyor. Kimisi daha erken, kimisi daha geç tamamlıyor bu süreci. Uzm. Dr. Onultan, “Nörobilim alanındaki çalışmalar, beynin gelişiminin 32 yaşında tamamen sona ermediğini de gösteriyor” diyor. Yani 32’den sonra da iş bitmiş değil. Öğrenme, yeni deneyimler, fiziksel aktivite ve zihinsel egzersizler sayesinde beyin yaşam boyunca yeni bağlantılar kurmaya devam ediyor. İşte bu özelliğe nöroplastisite deniyor.
Peki bu bilgiler ne işimize yarayacak? Aslında çok şey var işin içinde. Psikoloji, eğitim bilimleri ve sosyal davranış araştırmaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Genç erişkinlik dönemindeki davranış kalıplarını anlamak için bilimsel veriler sunuyor bu araştırmalar. Mesela neden bazı genç erkekler daha riskli davranışlar sergiliyor? İşte bunun biyolojik bir altyapısı olduğu görülüyor. Ama yine de herşey biyoloji değil tabi ki. Çevre, eğitim, aile hepsi etkili.
Uzm. Dr. Onultan, beyin sağlığını koruyan alışkanlıklarada dikkat çekiyor. “Kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kitap okumak, yeni beceriler edinmek ve sosyal yaşamın aktif olması beynin yeni sinir bağlantıları oluşturmasını destekler.” diyor. Yani sadece yaşlanınca değil, çocukluktan itibaren bu alışkanlıklar önem kazanıyor. Beynimiz sürekli değişiyor, yenileniyor. Ne yaparsak yapalım, ne öğrenirsek öğrenelim, beynimiz buna uyum sağlıyor.
Toplumda mizahi bir söylem olarak kullanılan “erkekler geç büyüyor” lafı, artık bilimsel bir temele oturmuş durumda. Ama uzmanlar bu tür araştırmaların bireyleri sınıflandırmak için değil, insan beynini daha iyi anlamak için yapıldığını vurguluyor. Yani “Ben erkeğim, o yüzden böyleyim” diye bir bahane değil bu. Sadece biyolojik süreçlerin farklı işlediğini gösteriyor. Gelişmeleri takip ediyoruz, bakalım bundan sonra neler ortaya çıkacak…
Kaynak: Orijinal Haber

